Türkiye'de E-Ticaret Hukuku: Kapsamlı Rehber ve Mevzuat Analizi
- Av. Mert Gürkaynak

- 15 Ara
- 5 dakikada okunur
(Bu belge genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Mevzuat sıkça değişebildiğinden, belirli vakalara uygulanması güncel ve ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.)
Giriş ve E-Ticaretin Hukuki Çerçevesi
Türkiye'de e-ticaret sektörü, dijital dönüşümün hızlanması ve tüketici alışkanlıklarının köklü biçimde değişmesiyle birlikte ekonominin en dinamik itici güçlerinden biri haline gelmiştir. Mal ve hizmetlerin çevrimiçi sunumu, pazarlanması, satışı ve teslimatını kapsayan bu geniş ekosistem; tüketiciyi koruma kuralları, veri gizliliği, haksız rekabetin önlenmesi ve platformlara özgü yükümlülüklerle örülü karmaşık bir hukuki zemine oturmaktadır. Geleneksel ticaretten farklı olarak, tarafların fiziksel olarak karşılaşmadığı bu süreçte güven ilişkisinin tesisi, hukuk sistemi tarafından sıkı düzenlemelerle sağlanmaya çalışılmaktadır.
Bu ekosistemde hukuki ilişkiler, tarafların sıfatına göre şekillenir. İşletmeden Tüketiciye (B2C) yapılan satışlar, zayıf konumdaki tüketiciyi korumak adına en yoğun düzenlemeye tabi olan alandır. İşletmeler arası (B2B) ticarette ise taraflar tacir kabul edildiğinden sözleşme özgürlüğü daha geniştir. Öte yandan, tüketicilerin birbirine satış yaptığı (C2C) modeller ve tüm bu aktörleri bir araya getiren "Pazaryeri" (Marketplace) yapıları, özellikle 2022 yılında yapılan yasal değişikliklerle çok daha spesifik ve ağır yükümlülükler altına girmiştir.
Türkiye'deki e-ticaret mevzuatı çok katmanlı bir yapı arz eder. Sektörün anayasası niteliğindeki 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (ETK), hizmet sağlayıcıların ve aracıların temel yükümlülüklerini belirlerken; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), cayma hakkı ve ayıplı mal gibi konularda tüketicinin ekonomik çıkarlarını güvence altına alır. Bu iki temel kanuna, kişisel verilerin korunmasını sağlayan KVKK, ödeme sistemlerini düzenleyen TCMB mevzuatı ve genel ticari kuralları belirleyen Türk Ticaret Kanunu eşlik eder.
E-Ticaret Aktörleri ve Sorumluluk Rejimi
Dijital ticarette rollerin doğru tanımlanması, hukuki sorumluluğun kime ait olduğunun belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Mevzuatımızda temel ayrım, "Hizmet Sağlayıcı" ile "Aracı Hizmet Sağlayıcı" arasındadır. Kendi mal veya hizmetini, kendine ait web sitesinde veya bir pazaryerinde satan işletmeler Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcı olarak adlandırılır. Ürün güvenliği, ayıplı mal, faturanın kesilmesi ve teslimatın zamanında yapılması gibi konularda tüketiciye karşı birincil ve doğrudan sorumlu olan taraf, satıcının kendisidir.
Buna karşılık, başkalarının ticari faaliyetlerine elektronik ortamda imkan sağlayan Trendyol, Hepsiburada, Amazon gibi platformlar Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı statüsündedir. Geçmişte sadece bir "yer sağlayıcı" olarak görülen bu platformlar, 7416 sayılı Kanun ile yapılan köklü değişiklikler sonrasında çok daha aktif bir sorumluluk rejimine tabi tutulmuştur. Artık pazaryerleri, sadece hukuka aykırı içeriği kaldırmakla yetinemez; satıcıların sunduğu belgeleri doğrulamak, yanıltıcı fiyat ve görselleri denetlemek ve tüketicilerin taleplerini etkin şekilde yönetmek zorundadır.
Yabancı platformlar için de "hedefleme" kriteri esastır. Yurt dışında kurulu bir şirket olsa dahi, web sitesinde Türkçe dil seçeneği sunulması, fiyatların TL cinsinden gösterilmesi veya Türkiye'ye özgü pazarlama yapılması durumunda, bu platformlar Türk hukukunun emredici hükümlerine tabi olur.
İşletmeler İçin Operasyonel Uyum Süreçleri
E-ticarette güvenin temeli şeffaflıktır. Bu nedenle mevzuat, tüketicinin henüz satın alma kararı vermeden önce detaylıca bilgilendirilmesini şart koşar. Bir e-ticaret sitesinde; işletmenin MERSİS numarası, KEP adresi ve açık iletişim bilgilerini içeren "Künye"nin bulunması zorunludur. Satış sürecinde ise tüketiciye, malın tüm vergiler dahil toplam fiyatını, cayma hakkı şartlarını ve teslimat detaylarını içeren Ön Bilgilendirme Formu okutulmalı ve onaylatılmalıdır. Siparişin tamamlanması aşamasında, tüketicinin ödeme yükümlülüğü altına girdiğini açıkça anlamasını sağlayacak (örn: "Siparişi Onayla ve Öde") bir onay mekanizması kurulmalıdır.
Sözleşmesel süreçlerin yanı sıra, veri koruma ve pazarlama izinleri de hayati önem taşır. E-ticaret siteleri, üyelik aşamasında sundukları "Üyelik Sözleşmesi" ile kişisel verilerin işlenmesine dair "Aydınlatma Metni"ni birbirinden ayırmak zorundadır. Tüketiciye reklam, kampanya veya indirim duyurusu içeren SMS veya e-posta gönderebilmek için, mal ve hizmet temini şartına bağlanmamış ayrı bir Açık Rıza alınmalı ve bu izinler İleti Yönetim Sistemi'ne (İYS) kaydedilmelidir. İYS'de onayı bulunmayan bir tüketiciye ticari ileti gönderilmesi, ciddi idari para cezalarını beraberinde getirir.
Reklam ve promosyonlarda dürüstlük ilkesi esastır. Özellikle "İndirimli Satış" duyurularında, referans alınan fiyatın son 30 gün içindeki en düşük fiyat olması gerekir. Fiyatı önce yükseltip sonra indirmiş gibi göstererek tüketiciyi yanıltan uygulamalar (Yanıltıcı İndirim), Reklam Kurulu tarafından sıkı şekilde denetlenmekte ve cezalandırılmaktadır. Benzer şekilde, sosyal medya fenomenleri (influencer) aracılığıyla yapılan tanıtımlarda da #reklam veya #işbirliği etiketlerinin kullanılması zorunludur.
Pazaryerlerinin Artan Yükümlülükleri ve Haksız Rekabet
2022 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle, e-ticaret platformlarının pazar gücünü kötüye kullanmasını engellemek amacıyla ölçeklerine göre kademeli yükümlülükler getirilmiştir. Belirli işlem hacmini aşan büyük ölçekli platformlar, satıcıların verilerini kullanarak onlarla haksız rekabet yaratmamak adına, kendi markalı ürünlerini (private label) aynı platformda satamazlar. Ayrıca, satıcıları sadece kendi ödeme sistemleri veya kargo firmalarıyla çalışmaya zorlayamazlar.
Bu platformlar, satıcıların haklarını korumak adına ödemeleri vadesinde yapmakla (genellikle satıştan sonra 5 iş günü içinde) yükümlüdür. Şeffaflık gereği, ürünlerin sitede nasıl sıralandığına dair algoritmaların parametreleri açıklanmalı; sadece reklam verenleri öne çıkaran ve bunu belirtmeyen sıralama yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Çok büyük ölçekli platformlar için ayrıca, net işlem hacimlerine göre artan oranlarda "E-Ticaret Lisans Ücreti" ödeme ve bağımsız denetim raporu sunma zorunluluğu getirilmiştir.
Fikri Mülkiyet Haklarının Korunması
E-ticaret ortamı, markaların ve tasarımların en sık ihlal edildiği alanlardan biridir. Taklit (replika) ürün satışı, ürün fotoğraflarının izinsiz kopyalanması veya marka adının haksız kullanımı (örn: başlıkta rakip marka adının geçirilmesi) sıkça karşılaşılan sorunlardır. Mevzuatımız, bu ihlallerle mücadele için "Uyar-Kaldır" sistemini benimsemiştir. Marka sahibi, ihlali kanıtlayan belgelerle platforma başvurduğunda, aracı hizmet sağlayıcı hukuka aykırı içeriği 24 saat içinde yayından kaldırmakla yükümlüdür. Ancak satıcı, ürünün orijinal olduğunu fatura silsilesiyle kanıtlarsa, ürünün tekrar yayına alınmasını talep edebilir. Bu mekanizma, hem marka sahiplerini korumayı hem de satıcıların haksız şikayetlerle engellenmesinin önüne geçmeyi amaçlar.
Tüketici Hakları, İadeler ve Uyuşmazlık Çözümü
E-ticarette tüketici, ürünü fiziksel olarak görme imkanına sahip olmadığı için, kanun koyucu ona güçlü bir Cayma Hakkı tanımıştır. Tüketici, malı teslim aldığı tarihten itibaren 14 gün içinde, hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayabilir ve ürünü iade edebilir. Ancak bu hakkın, hijyenik ürünler (iç giyim), çabuk bozulan gıdalar veya kişiye özel üretilen ürünler gibi belirli istisnaları bulunur. Cayma bildirimi satıcıya ulaştıktan sonra, 14 gün içinde tüm bedelin tüketiciye iade edilmesi zorunludur.
Ürünün ayıplı (bozuk, hasarlı veya vaat edilenden farklı) çıkması durumunda ise tüketici, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde onarım, değişim, bedel indirimi veya para iadesi haklarından birini kullanabilir. Uyuşmazlık durumunda, her yıl belirlenen parasal sınırlara göre Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru, e-Devlet üzerinden ücretsiz ve kolay bir şekilde yapılabilmekte, bu da tüketicilerin hak arama eğilimini artırmaktadır.
Sınır Ötesi E-Ticaret (E-İhracat)
Türkiye'den yurt dışına yapılan e-ihracat, büyük fırsatlar sunmakla birlikte, hedef ülkenin mevzuatına uyum zorunluluğunu da beraberinde getirir. Örneğin Avrupa Birliği'ne yapılan satışlarda, KVKK'dan daha katı kurallar içeren GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü) ve AB Tüketici Hakları Yönergesi devreye girer. Lojistik süreçlerde IOSS (Import One-Stop Shop) gibi vergi sistemlerine entegrasyon ve iade süreçlerinin yönetimi (tersine lojistik), operasyonel başarının anahtarıdır. Devlet, e-ihracatı teşvik etmek amacıyla çeşitli destekler sunsa da, hukuki uyumun sınır ötesi boyutu göz ardı edilmemelidir.
Sonuç
Türkiye'de e-ticaret, teknoloji, hukuk ve finansın iç içe geçtiği sofistike bir operasyon alanıdır. Başarılı ve sürdürülebilir bir e-ticaret faaliyeti için işletmelerin; ETK, TKHK ve KVKK üçgeninde proaktif bir uyum stratejisi izlemesi, sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ticari itibarın korunması için de elzemdir. Yakın gelecekte yapay zeka, sürdürülebilirlik ve yeni nesil ödeme sistemlerinin de mevzuata daha fazla entegre olmasıyla, hukuki çerçevenin dinamizmini koruması beklenmektedir.
TNC Hukuk & Danışmanlık, platform kurulumundan sınır ötesi veri aktarımına, tüketici uyuşmazlıklarından fikri mülkiyet davalarına kadar e-ticaretin her aşamasında işletmelere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
İletişim Bilgileri
Telefon: 0 (224) 272 52 52
E-posta: info@tnchukuk.com.tr
Adres: Demirtaşpaşa Mah., Celal Bayar Cad., A. Fikri Bozkaya ÖRKAP İş Mrk. No: 12/401 Osmangazi / BURSA




Yorumlar